3 Kasım 2008 Pazartesi

I like London in the rain


Bir fransız grup vardı, variety lab. Pek ses seda çıkmıyor şimdilerde ...2003'lerde dilime takılmıştı şarkıları, ablanın nakarat "I like London in the rain" di...Çarşamba günü hava yağmurluymuş Londra'da...Severiz yağmuru,sisi pusu...Tam futbol havasıdır....Adebayor'un yokluğunda R.V.P'nin diline takılırmı bu şarkı ?http://listen.grooveshark.com/song/London_In_The_Rain/2850203

Sabri vs Sergio


Ne uğursuz sağ kanatmış...2 senedir monte olmaya çalışan hemen herkes ağır sakatlıklardan kurtulamadı...Uğur,Emre Güngör,Barış,bir ara o kanada uğrayan Hasan Şaş dahil. Hele Uğur...Performansının en iyi zamanında Konya maçında yaşadığı talihsizlik...O sahada maç oynatanın allah bin türlü ...... Yeri uzun süre dolmadı. Sonunda bu sene Sabri o yeri performansı ile doldurmaya başladı. Aslında hikaye Avrupa Şampiyonasında başlamıştı.Ordaki performansı da şaşırtıcı derecede iyiydi. Almanya maçında Phillip Lahm'ın belinin suyunu alıp Semih'e attırdığı gol ne de güzeldi. Hele milli takımın oynadığı Bosna maçında izlediğim Sabri'nin performansı , Sergio Ramos'dan çok da farklı değildi. Onların Sergio'su varsa bizimde Sabrimiz var. Üstelik Sergio Ramos'u 180 mio Euro verip alamayacağımıza göre şu ana kadar ona yakın performans gösteren Sergio Sabri'ye selam olsun. Sergio'yla göre gözle görülür fark yokmu....Elbette var...Alnından çıkan saçları. Sabri uzun saçlı ,dövmeli olsaydı tabelacı yorumcuların gözüne daha çok girermiydi acaba?

4-5-1 > 4-4-2


Pes 9'da daha bir sever oldum 4-5-1'i...Favori takımım Manu için Pes 8'e oranla Saha'nın irrasyonel performansı biraz düşmüş 9'da.Durum böyle olunca Rooney'i ilerde tek başına bırakıp arkayı Ronaldo-Tevez-Schloes-Giggs-Anderson ile dörtleyip orta sahayı dar etmeye çalışıyorum. Rakip için eziyet halini alıyor çok koşan 4-5-1'li Manu.

Galatasaray'ın sene başından beri Nonda ve Baros'lu 4-4-2 mi yoksa 4-5-1(4-2-3-1) mi oynaması gerektiği konusu herkesin kafasını kurcalıyordu. İlerde Nonda ve Baros varken Kewell-Lincoln-Arda ile gole daha rahat ulaşıyorduk ama bu sefer ilerde 5 kişi ile kalırsak rakipler orta sahadan transit geçiyordu.

Trabzon maçından itibaren dikkatimi çeken ,zorlu maçlarda Skibbe'nin 4-5-1 dizilişine daha çok yer vermesi ve herseyden önemlisi takımın bu taktikle daha iyi performans gösterip orta sahada daha çok savaşmaya başlaması. Biz sezon başında Servet-Meira uyumu beklerken ,Ayhan-Meira uyumuna sahit olmaya başladık. Koşan,basan topu oyuna olumlu sokan Ayhan Akman ile taktik ortağı Meira sistemin sağlıklı işlemesindeki en büyük pay sahipleri.Üstelik tek forvet oynamanın dezavantajı da çekilmiyor. İşleyen kanatlara Lincoln'ün eklenmesi sürekli pozisyona sokuyor Galatasaray'ı.Bu taktik şu an için iyi işliyor. .Pes 9'da 4-5-1'li Galatasaray'a sizde şans verin...

Takım dövmeleri


Onlu yaşlarımın başındaydım takım dövmeleriyle tanıştığımda.Güney sahillerinde İngilizlerin çoğunda vardı. Gunners,New Castle,Chelsea,Liverpool dövmeleri aklımda en çok kalanlardı... 2000'lerden itibaren Türklerin kollarında da şekillenmeye başladı.
Hamdolsun bu trend ülkemize teğet de olsa değdi...Ruhsel abimize sevgilerimizle ;

Bakalım Erman hoca ne diyecek?


Harry Cool






Sezon başından beri maç öncesi sokakta bira içerken ,maç sırasında yukarıda yırttık kendimizi..."I love you Harry Kewell" arabeskliği yerine "Daddy Cool"lu bir "Harry Kewell" ...Kop'dan kulak dolgunluğu vardı nede olsa Harry'nin....Dün ilk yarının sonunda stad'da çalan "Daddy Cool" amacımıza ulaşmamızı kolaylaştırdı adeta... K.O.P'dan tek farkımız mevzuuyu genele yaymamız oldu.Olsun buna da şükür...

http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/d94a053edc652a7a5bb0c7efea56f093e59d8dd7bb8b30aba88b8c8d6e74ca988a18ed1232307a6817763
http://forum.liverpoolway.co.uk/ff-football-forum/11162-kewell-song.html

Tribünlerde coşacaksın


hüseyin üzmez sahaya
3'lü çektir tangaya