24 Kasım 2008 Pazartesi

Tribün yaratıcılıkları


Dün tribündergi'de Çarşı'nın interaktif taraftar mevzuusuyla ilgili olarak bir başlık açmıştım.Başlıkta harika yorumlar ve eklemeler var.Mesela:
gssoldiers demişki, bunların hepsi fasa fiso. beşiktaş taraftarının bi olayını tek geçerim geçen sene kadıköyde oturan polislere uyuz olduklarında istiklal marşını 10 kere söyleyip poisleri ayağa dikmeleri.daha tanımam üstüne.

ilgili linki tıklayın ve efsaneleri görün
http://www.tribundergi.com/forum/viewtopic.php?f=1&t=44914

Ayakları alıştımı acaba?

Ankara maçında tribünde Ümit Karan için arap menajerler vardı.Irkçı diyebilirsiniz çok da önemsemem ama futbolun en yakışmadığı ülkeler abd,arap ülkeleri .Olmuyor forma durmuyor o bedenlere yeşil sahada. "Bu iş spor milliyeti olamaz" derseniz haklısınız ,dediğimi ofansif algılamayın ama böyle işte...Ha birde anlamadığım tamam gelmişin izlemeye mecburmusun kardeşim beyaz entariler örtüler içinde gelmeye o Ankara ayazına...Yiyecen soğuğu alttan alttan tutamican vs...Bayram Tutumlu'yu hiç milli kıyafetlerimizden biri olan Sümerbank çizgili pijama ile tribünde gördünüzmü?
Bu arada arapların ayağı Eren Talu'dan sonra Galatasaray'a alıştı gibi .Kharkiv maçına da bekleriz meşale sokağa...Hem bellimi olur belki de içeriz şarabı öperiz arabı ; yanaklarından...

Korkunç Ivan

Dün Denizlispor-Bursaspor maç özetlerine bakıyorum. Bu kadar kısır geçen bir haftanın en keyifli maçıydı.Denizlispor önce 2-0 öne geçiyor ardından Bursa 3-2 yapıyor,maçın son 10 dakikasında Denizli beraberliği yakalıyor ve 4.golü atarak maçı kazanıyor ve bütün goller maçın 2.yarısı oluyor...Denizlispor'un ilk golünü atan Ivan'ın golünü ne yapın edin mutlaka seyredin "vay be" derken ikinci golde yaptıgı topu cekme hareketi tam Zlatan'lık...İlk maçın da gazımı bilemem ama birkaç maç bu adama dikkat etmek gerekebilir..Fiziği ve tekniği enteresan...Her an herseyi yapabilecek kapalı kutulardan ...Özellikle böyle boynu ile kafası yekpare adamlardan çekinmişimdir hep (bkz. Wayne Rooney) 1983 Slovakya doğumlu Zilinadan Denizlispora Kratochvil'in tavsiyesiyle gelmiş.Geçen sene Zilina'da 27 maçta 11 gol atmış...

Misafir tribün

Blog takipçilerinden biri olan ve her zaman fikirlerine değer verdiğim Serhat dostum'da sonunda pes ederek içini dökmüş... Ah Hakan Eyüp Sultan sabırlı çocuğuda isyan ettirdin ya sonunda ...
Artık yoksun Hakan!!

Daha önce bu blog'da yayınlanan bir yazı vardı Hakan Şükür'le ilgili, onun arkasına ortasına yanına eklenecek o kadar çok şey vardı ki kafamda. Neyse dedim uzatmayalım suküt altındır çoğu zaman. Lakin dün ilk kez izlediğim Hakan'lı Stadyum o yazıya ek dışında başka şeyler yazmaya itti beni.
Rakamlar yalan söylemez, Türkiye Liglerinin en golcü futbolcusu Hakan mıdır? Hakan dır. Senelerce GS a Milli Takım' a hizmet vermişmidir ? vermiştir! Tamam da, Artık yoksun Hakan!
Öyle ya da böyle yorumculuğa başladın. Allah bereket versin iyi de paraya başladın. Rica ediyorum senden pozisyon-futbolcu v.s yorum yaparken kendini katma. "Ben olsaydım" la başlayan cümleler kurma. Sen oynarken neler yaptığını hepimiz çok iyi biliyoruz zaten. Bize anlatma!
Ayrılıklarda suçlu olan sevgili gibi Kulüp hakkında konuşup durma. Yorum beklerken senin hikayelerini dinliyoruz Hakan, hepsi de varsayımlar üzerine ki senin kabiliyetinin ne olduğunu bilen bizlere öğretmeye çalışıyorsun yeniden kendini. Bir de NTV de Rıdvan'dan aşağı paraya çalışmam demişsin ve çalışamıyorsun da zaten. Hiç mi dinlemedin Rıdvan'ı Hakan! Madem anlattığın gibi daha indirir, kaldırır, oynar, asist yapar topu ağlara bırakırdın; niye futbolu bıraktın, Katar'a gitseydin ya Hakan! Ne suçumuz var da seni dinliyoruz hala? Ne kebabın, ne seccaden ne de loser karakterin hiç biri silinmedi aklımızdan. Niye daha kötülerini ekliyor konuştukça batıyorsun Hakan ?!

23 Kasım 2008 Pazar

Çarşı'dan yine bir ilk: İnteraktif taraftar

Beşiktaş maçını seyrediyorum...Çarşı bağırıyor ilk başta anlamadım , dikkat edince farkettim...Hakemin tartışmalı bir penaltı pozisyonundan sonra "pozisyon penaltı allah belanı versin" diye bağırdılar...Ulan noluyor derken Hüseyin Göçek Beşiktaş lehine bir faul'ü de es geçince bu sefer " pozisyon fauldü allah belanı versin" diye bağırmaya başladılar..."pozisyon avantaj allah belanı versin" dedikleri an ise rakı burundan çıkıyordu....Sonrasında birçok pozisyon için devam ettiler...Oyuna interaktif müdahale eden başka bir taraftar daha varmı dünyada çok merak ediyorum...Çarşı kafası, çok acaip kafalar....

UEFA Kupası finali biletleri önümüzdeki ay satışa çıkıyor

Elbette bir Galatasaray'lı olarak mahallede UEFA kupası kaldırmak benim için biraz daha anlamlı olur.Geleneksel hale gelen kadıköy deplasmanı öncesi benim evde içip maça gitme durumundan çok daha farklı olur o gece ...Çok acaip olur,yazarken bile sırıtıyorum bu ihtimale.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun sayfasında konuyla ilgili haberi görünce hafif bir heyecan olmadı değil. 2009 Uefa finali biletleri 2 Aralık günü satışa çıkacakmış. Galatasaray olsun olmasın mahalledeki bu şöleni kaçırmamak lazım...Biletlerin satışa çıkacağı haberi bile heyecan yaptıysa,kupayı kadıköy'de alırsak bir ay terapi görürüz muhtemelen Nepal'de

RockStar Arda Turan

Rock Star filminde hoşuma giden sahnelerden biriydi...Seyredenler hatırlayacaktır , Chris (Mark Wahlberg a.k.a RockStar) sürekli Steel Dragon şarkılarını cover etmek istediği için gruptan çıkartılır...Bir şekilde şansı yaver gider ve Steel Dragon'a kabul edilir...Artık bir RockStar'dır....Eski grup üyeleri tv başında kıskançlıktan betona dönerken , grubundaki en yakın dostu olan Rob tebessüm ve mutlulukla izliyordu o anı...Aslında gruptan gitmesinin Chris için çok iyi olacağını biliyordu ve sonunda başardığı için mutlu olmuştu...

"Sözde" spor medyamız en iyi yaptığı iş olan bok atma varoşluğunun dozunun ayarını kaçırmaya başladı Arda için.Biz de bu şark kafası adettir...Biri yükselmeye başladığı an çekersin aşağı doğru dipdeki kazana....Sevilmez bizde populer,zeki,güzel insan....hasetlik vardır çünkü bünyede,sefillik vardır....
Bu sene sonunda var git İngiltere'ye Arda...biraz daha kalırsan bozarlar seni burada daha çok çekerler aşağıya...Oynamayı çok istediğin Liverpool'da olur ,Arsenal'de olur..."Welcome on board mate" diye karşılasın seni Gerard ilk antrenmanında ,diğer RockStar'ımız Tugay da sana sahip çıkar orada...Ve emin ol her maçını Rob tadında seyrederim burada...gülümseyerek...